“Nereye gidiyorsun?” demişler dervişe…
“Bilmem ki” demiş, “gidiyorum öyle işte. Çiçekleri ezmeden, gönülleri incitmeden, evvelden ezele gidiyorum işte…”
“Peki, nasılsın?” diye sormuşlar.
“Bilmem” demiş.
“Mizan kurulunca belli olacak…”
Hayat da biraz böyle değil mi?
Geliyoruz, gidiyoruz. Sayılı günler bir bakmışsınız su gibi akıp geçmiş. Dün gibi hatırladığımız nice olayın üzerinden yıllar geçmiş.
Mesela AK Parti…
Daha dün kurulmuş gibi geliyor ama tam 25 yıl olmuş.
14 Ağustos 2001'de başlayan siyasi yolculuk, 3 Kasım 2002 seçimleriyle iktidara uzandı. Aradan geçen çeyrek asırda Türkiye'de çok şey değişti. Siyaset değişti, ekonomi değişti, şehirler değişti, teknoloji değişti.
Hatta cep telefonları bile değişti.
Ama AK Parti değişmedi!
En azından Davut Gürkan'ın anlattığına göre, “ilk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla ve kararlılıkla” yola devam ediyor.
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, partinin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, çeyrek asırlık siyasi yolculuğu anlattı.
Gürkan'ın anlattıkları aslında Türkiye'nin son 25 yılına dair bir siyasi bilanço niteliğindeydi.
“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” anlayışıyla yola çıktıklarını söyleyen Gürkan, AK Parti'nin yalnızca bir siyasi parti değil, milletin değişim iradesinin ve güçlü Türkiye idealinin yansıması olduğunu vurguladı.
Doğrusu, AK Parti'nin 25 yıllık serüveninde az badire atlatılmadı.
Kapatma davaları…
27 Nisan e-muhtırası…
Gezi olayları…
17-25 Aralık süreci…
Terör saldırıları…
15 Temmuz hain darbe girişimi…
Küresel ekonomik krizler, pandemi, savaşlar ve 6 Şubat depremleri…
Yani parti, “Ben siyasete girdim, şöyle güzel bir koltuğa oturayım, çayımı kahvemi içeyim” diyebileceği bir dönem yaşamadı.
Her gelen dönemin kendine göre bir sınavı oldu.
Gürkan da bütün bu süreçlerde milletin desteğine güvendiklerini ve Türkiye'nin istikametinin değiştirilmesine müsaade etmediklerini söyledi.
Yol, köprü, hastane derken…
Davut Gürkan'ın konuşmasında yatırımlar da önemli yer tuttu.
Sağlık, eğitim, ulaşım, altyapı, teknoloji, savunma sanayisi, enerji, sanayi ve sosyal politikalar…
Bölünmüş yollar, hızlı tren hatları, Marmaray, Avrasya Tüneli, Osmangazi Köprüsü, İstanbul Havalimanı, 1915 Çanakkale Köprüsü…
Savunma sanayisinde ise İHA'lar, SİHA'lar, Bayraktar TB2, Akıncı, Hürjet, Kaan, Atak, Gökbey, TCG Anadolu ve Altay gibi projeler sıralandı.
İhracat rakamlarına da dikkat çekti Gürkan.
2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatın bugün 270 milyar doların üzerine çıktığını söyledi.
Rakamlara bakınca insan ister istemez “Çeyrek asır da az zaman değilmiş” diyor.
Tabii siyasette rakamların bir de başka tarafı var.Her rakamın yanında mutlaka bir parantez açılıyor.İktidar başarıyı anlatıyor, muhalefet faturayı çıkarıyor.
İktidar “Biz yaptık” diyor.
Muhalefet “Ama şu da var” diyor.
Vatandaş ise bütün bunları dinleyip sandığa gidiyor ve kendi hesabını yapıyor!
Gürkan'ın konuşmasında geçmişe yaptığı yolculukta özellikle AK Parti öncesi döneme ilişkin değerlendirmeleri dikkat çekiciydi.
“21 banka batırılırken milyonlar heba edildi” diyerek geçmiş dönemin ekonomik sıkıntılarını hatırlattı. Ardından Gezi olayları, 15 Temmuz ve sonrasında yaşanan gelişmelere değinirken, muhalefettin eline geçen Belediyelerde yapılan soygunlar tabiki gündemdeki sıcaklığını koruyor.
Ben de o sırada eski bir sözün yeniden kulağımda çınladığını hissettim:
“Ekmek herkese yeterdi aslında; tarlaya karga, ambara fare, fırına arsız, memlekete hırsız dadandı.” Guevara'ya ait bu sözün, siyasetin diline cuk oturan bir tarafı var.
Çünkü bizim memlekette bazen mesele ekmeğin yetip yetmemesi değildir...
Esasen; AK Parti bugün 11 milyon 709 bin 913 üyeyle Türkiye'nin en büyük siyasi partisi konumunu koruyor...
Başkan Gürkan'a göre bu üyeler yalnızca bir rakam değil. Aynı ideale inanan, aynı yolda yürüyen dava arkadaşları. Bu kadar kalabalık olunca “dava arkadaşlığı” da herhalde artık toplu taşıma gibi bir şey. Bir yerde buluşunca herkes birbirini tanımıyor olabilir ama herkes aynı istikamete gidiyor!
Bursa'daki toplantının da hayli kalabalık olduğunu belirtelim.
Eski il başkanları, ilçe başkanları, milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin Biba ve çok sayıda partili toplantıya katıldı.
Anlaşılan o ki AK Parti Bursa teşkilatı da 25. yıl havasına çoktan girmiş.
Kuruluş yıl dönümü nedeniyle 81 ilde çeşitli programlar düzenlenecek. 14 Ağustos Cuma günü ise Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Başkent Millet Bahçesi'nde büyük bir buluşma gerçekleştirilecek.
Çeyrek asırlık siyasi yolculuk böylece büyük bir organizasyonla taçlandırılacak.
Ve işin sonunda yine siyasetin o bildik sorusu karşımıza çıkacak:
“Peki, bundan sonra ne olacak?”
Dervişe sormuşlar ya: “Nereye gidiyorsun?”
“Bilmem…” “Gidiyorum işte.”
AK Parti'nin bugünkü siyasi tablosuna bakınca da şimdilik cevap biraz buna benziyor.
“Nereye?”
“Bilmem…”
“Gidiyoruz işte.”
Gerçi muhalefetin haline bakarsanız, AK Parti'nin daha uzun süre gitmeye devam edeceğini benim gibi söyleyenlerin sayısı da az değil.
Şimdilik AK Parti 25 yaşında.
Çeyrek asrı geride bıraktı.
Bundan sonrası ise yeni bir yolculuk.
Ve biz gazetecilerin işi de o yolculuğu izlemek, gördüğümüzü yazmak.
Çiçekleri ezmeden…
Gönülleri incitmeden…
Ama gerektiğinde de lafı dolandırmadan!