Mustafa Yanık
Metro tünelleri yutarcasına Nilüfer İstasyonunu yaklaşmakta.
Az sonra vatmanın anonsu duyulur:
‘’Metroda ve istasyonlarda dilencilik kanunen yasaktır. Müzisyen görünen kişilere itibar etmeyin. En yakın güvenlik elamanına bildirin.’’
Bir kere peşin söyleyelim. Müzik icraatı yani sokak performansı dünyanın her yerinde uygulanır ve antik çağlara dayanır.
Bu uygulamayla uğraşan kişilere; sokak sanatçısı veya sokak çalgıcıları denir.
Sokak çalgıcıları Amerikan İngilizcesinde genellikle kullanılan bir terim değildir.
***
Meydanlarda, Çarşılarda, Metrolarda onları görüyorum... 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu adeta demokrasi kılıcı gibi durmakta.
Çoğu üniversite gençleri. Öyle aşkla meşkle çalıyorlar ki…
Bu gençlerden bir birkaçıyla konuşuyoruz.
Özgür Yaylagül, sokak sanatçılarıyla dilenciliğin birbirine karıştırılmamasını istiyor. Geçirdiği hastalık nedeniyle yaşından fazla gösteren ve yüzde 30 görme bozukluğu bulunan Yaylagül, "Bizim kimseden bir beklentimiz yok. Para dilenmiyoruz, sadece müzik yapıyoruz" diyor.
Oktay Önkal’la Osmangazi Metro İstasyonu’nda konuşuyoruz. Merinos Belediye Konservatuarında okuyor. Metroda gerçek dilencilerin saldırısına uğramış, elindeki klarneti kırmışlar. Bursa’da 500 sokak müzisyeni olduğunu söylüyor. Şunları aktarıyor: Dilencilerle bizi bir tutuyorlar. Her birimiz yetenek sahibiyiz. (Bu sırada malum anons yapılıyor) Bakın bizim için yapılıyor. Metroda icraatımızı istemiyorlarsa da bize güzel bir yer versinler. Dışarıda yerimiz mevcut ancak haftada 2 saat. Benim çoluğum çocuğum var. Her gün bir iki saat 1-2 müzisyene yer versinler. Bizler de rahat biçimde çalışalım.’’
Açık Öğretim birinci sınıf öğrencisi Lale L. Uzun gitarıyla müzik yaparak popülerliğini giderek artıyor. Sokaklarda yakından tanınan genç sanatçı, internette hazırladığı video kliple de çok sayıda kişi tarafından yakından takip ediliyor.
Yetkilerden sokak sanatçıları konusunda biraz daha anlayış beklediklerini dile getiren Kemal Gürlek ise‘’Okul masraflarını sokaklarda müzik yaparak çıkarıyorum’’ diyerek günün birinde ünlü olacağına inanıyor.
Bir genç sanatçı ise, şunları aktarıyor: "Benim bildiğim dilencilik birinden bir şey isteyince olur. Biz sadece müzik yapıyoruz, bizi dinlemeye gelenler de kendi rızalarıyla para veriyor. Hırsızlık yapmıyoruz, uyuşturucu kullanmıyoruz, sadece müzik yapıp okul masraflarımızı ve ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz "
***
İsterseniz bir de İstanbul’a bakalım mı?
Metrolarda müzik sesi eksik olmuyor.
Ritim istasyondan istasyona taşınıyor.
Gençler mutlu, başlar dik, özgüvenleri yerinde.
Sayın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey.
Gençlerin halinden en iyi siz anlarsınız. Zaten konuştuğum gençlerin çoğu da aynı düşüncede.
Hatta bazıları seçim kampanyası döneminde sizin onları ziyaret ettiğinizi, bundan memnun kaldıklarını dile getiriyor.
Kökeni antik çağa kadar uzanan, pek çok uygarlıkta rastlanan sokak çalgıcıları bu muameleyi hak etmiyorlar.
İlk önce Metrolarda şu hilkat garibesi anons bitsin.
Ardından vagonlarda ezgiler eşliğinde mini birer konserler.
Gençler ellerinizde ‘enstrüman’ sizleri görür gibiyim.
Yasağın kalkacağına sizin kadar inanıyorum.
Haydi hayırlısı!