Mustafa Yanık
Bir göç başlar her yıl Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan Batı’ya…
Türkiye’deki aşırı yoksulluğun en çok yoğunlaştığı bölgedir terk edilen topraklar, bir süreliğine de olsa.
Bölge, Türkiye ortalamasının yaklaşık dört katı bir yoksulluk oranıyla diğer bölgelere geçici insan göçüne sebep olmakta.
İşçiler her yıl Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nden mevsimlik olarak Türkiye'nin tarımsal üretiminin olduğu yerlere yol almakta.
Biz onları tarım işçileri olarak biliriz. Büyük kısmı Şanlıurfa’da ikamet etmekte.
Ekonomik koşullarının yetersizliği binlerce aileyi Doğu’dan Batı’ya doğru zorunlu göçe tabi tutuyor... Bunların bir bölümü de Bursa’nın yolunu. Başta Karacabey, Mustafakemalpaşa, İnegöl ve Yenişehir ilçelerine.
Zorlu yaşam koşullarında yaşamak ve ekmek parası kazanmaktır tek amaç.
Bilinmeyene doğru bir yolculuk başlar, bebeğiyle, çocuğuyla, avurtları çökmüş yaşlısıyla, elleri nasırlı genciyle, hamilesiyle. Günlerce süren yolculuk daha çok bir kamyon kasasında ya da minibüste.
Yorgunluk ve uykusuzluk kimi zaman şoförü gafil avlar. Sonuç gazete sayfalarına ve TV ekranlarına yansır;
Mevsimlik işçileri taşıyan kamyon şarampole yuvarlandı: Çoğu çocuk çok sayıda can kaybı.
***
Her yıl birçok farklı şehirden insanlar soluğu Bursa’nın Karacabey, Mustafakemalpaşa, İnegöl ve Yenişehir ilçelerinde alıyor. Tarım işi yapmak için geliyorlar, sebze meyve tarımında çalışıyorlar.
Tarımsal üretime emeği ile girdi sağlayan mevsimlik işçiler ise yaşamlarını yıllardır temel ihtiyaçlardan yoksun koşullarda (su, gıda, tuvalet vb.) çadır kamplarda idame ettiriyorlar.
Boğuştukları sorunları kaç kişi biliyor ve üzerine gidiyor? Neler mi bunlar… Başlıcalarını söyleyelim : Barınma ve eğitim sorunları, günlük ücret sorunları, sosyal dışlama, çocuk işçiler, kadın işçiler. Bunlar yetmezmiş gibi kimi yerli vatandaşlardan ‘ öteki’ ve ‘yabancı’ yakıştırması ve muamelesi görmeleri.
TARLADA KAHREDİCİ YAŞAM
Çalışmak zorunda oldukları için ücretlere itiraz edemediklerini ve işverenin bu durumundan faydalandığını söyleyen mevsimlik işçilere kulak verelim:
“Tarım işçileri günde 12 saat ağır işlerde hem de sigortasız çalışıyorlar. Buna rağmen aylık kazançları asgari ücretin altında. Artan işsizlik günlük yevmiyeleri daha da aşağıya çekecektir.
Bütün hayatlar 20 metrekarelik bir çadıra sığıyor. Yatıp, kalktığımız, oturduğumuz, mutfak olarak kullandığımız yer sadece 20 metrekarelik bir çadır. Ne bir televizyon ne buzdolabı. Sosyal hayattan kopuk bir yaşam. Buna yaşamak denirse. Elektrik yok, akşamları tüplü lambayla çadır aydınlatılıyor. Suya erişim ise çok kısıtlı. İşverenler tarafından tankerle su getirilir, bu tankerlerden aldığın suyu kovalarda ve küçük bidonlarda çadıra taşır kullanırsın ki, tanker suyu çok çabuk bitiyor. Bazen tekrar tankerin getirilmesi uzun zaman alır, bir gün susuz beklediğimiz zamanlar olur.
KADINLAR İÇİN DAHA ZOR
Mevsimlik tarım işçiliği kadınlar için daha zorlu bir süreç. Kadınlar gündüz tarlada, akşam saatlerinde de başta yemek olmak üzere diğer temel ihtiyaçları karşılamak durumunda. Bir erkek olarak kadınların bu durumunu düşünmek bile insana acı veriyor. Anneler için daha zor oluyor. Bebek tarla kenarında soğuktan etkilenir, güneşten etkilenir, çamur, toprağın içinde bakımsızlıktan etkilenir. Çoğu bebek bakımsızlıktan hastalanır.
Gittikleri kentlerde bir ay kalmalarının ardından başka kentlere gitmek zorundalar. Bir yerde bir iş sezonu ortalama bir ay sürüyor. Orda iş sezonu bittiğinde başka bir yere geçiyoruz. Örneğin Mayıs ayında çapalama işi, o iş bittikten sonra kimisi kiraz toplamaya, kimisi kayısı, kimisi de fındık toplamaya gider. Kısacası mevsimlik tarım işçisi bir aile, 7 aylık bir çalışma süreci boyunca uzun yolculuklara katlanarak, en az 7-8 kent değiştirir.
***
Bugüne kadar bir anlamda görmezden gelinen ‘ ilgileniliyor muş gibi’ yapılan, ancak işin ucundan tutulmasıyla benzer dramlar her yıl yaşanır oldu. Tarım işçilerinin çalışma sürecinde yaşadıkları sorunlar Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala tarafından gündeme getirildi.
Pala, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya, mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmak amacıyla bulundukları illerden başka illere gidenlerin ve ailelerinin bu süreçte yaşadıkları sorunların giderilmesine yönelik Genelge hakkında sorular yöneltti.
Bakan Yerlikaya’ya yöneltilen 12 soru, genelgenin yürütmesinin Bursa’daki mevsimlik tarım işçilerine etkisinin ölçülmesi açısından büyük önem taşıyor.
CHP’li Pala; “Yürütme erkinin yaptığı projeler ve yayımladığı genelgeler, mevsimlik tarım işçilerinin hayatına dokunmuyor; çok üzücü ki tespit yapmaktan öteye geçmeyen ve belirli bir gruba belirli bir süre için destek sunan bu palyatif süreçler sürdürülebilir bir çözüm sunmaktan uzak” görüşünü dillendirdi.
Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının sosyal ve ekonomik haklar çerçevesinde bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Pala; “Bu iş kolunun kayıt dışı olmaktan çıkarılması ve sosyal güvenlik sistemi kapsamına alınması gerekiyor. Güvencesiz çalışan mevsimlik tarım işçilerini en fazla tarım işi için yola çıktıkları trafik kazalarında kaybediyoruz. Ancak kayıt dışılık ve güvencesiz çalışma sebebiyle iş kazası istatistiklerinde dahi yer almıyorlar. Hükümetin yaklaşımı ise maalesef hak temelli değil” ifadesine de yer verdi.
GELSİN PALA’DAN SORULAR
Kayıhan Pala, ‘Yaşam Koşullarının İyileştirilmesine’ yönelik en son yayımlanan 2024/5 sayılı Genelge hakkında Ali Yerlikaya’ya 12 soru yöneltti. Pala’nın yönelttiği sorularını görelim;
Bursa’da Valilik tarafından Genelge’de 1-a)’da tanımlandığı biçimiyle ‘Geçici yerleşim alanları’ hangi ilçelerde ve nerelerde oluşturulmuştur? Söz konusu bu alanlara ilişkin tahsis ve protokol belgeleri e-METİP’e aktarılmış mıdır?
Bursa’ya 2024 yılı için METİP kapsamında gönderilen ödeneğin tutarı nedir?
Geçici yerleşim alanları için altyapı oluşturulması amacıyla 2024 yılında Bursa Valiliği tarafından hizmet alımı yapılmış mıdır?
Geçici yerleşim alanlarının su ve elektrik giderleri hangi kaynaktan sağlanmaktadır?
Genelgenin 1-h) maddesi ve 12-a) maddesi uyarınca bir izleme ekibi ve İl/İlçe Mevsimlik Tarım İşçileri İzlem Kurulu oluşturulmuş mudur? Oluşturulmuşsa, bu kurullarda kimler görevlendirilmiştir?
Genelgenin 2-a) maddesi uyarınca, 2024 yılında mevsimlik tarım işçileri ve ailelerine sağlık hizmetleri hangi periyotlarda sunulmuştur? Bu amaçla kaç mobil sağlık ekibi oluşturulmuştur? Bu ekiplerde kaç sağlık çalışanı bulunmaktadır? 2024 yılında çocuk ve erişkinlere yapılan aşı sayısı nedir? Hangi aşılar yapılmıştır?
Genelgenin 3-a) uyarınca çocuklar için kaç eğitim merkezi oluşturulmuştur? Bu merkezlerde kaç kişi çalışmaktadır? Eğitim çalışmaları nasıl yürütülmektedir?
2024 yılında Bursa’da mevsimlik tarım işçisi ve/veya aile üyelerinden kaçı çalışma koşulları ve/veya ulaşım sırasında yaralanmış ve hayatını kaybetmiştir?
Bursa’da 2024 yılında, Genelgenin 5-a) ve 5-b) maddeleri uyarınca kayıt altına alınan mevsimlik tarım işçisi sayısı nedir? Bu işçilerin yaş ve cinsiyete göre dağılımı nedir?
Genelgenin 6-c) maddesi uyarınca, Bursa’da 2024 yılında çocuk işçiliğini ortadan kaldırmak için yürütülen çalışmalar nelerdir?
Genelgenin 8-c) maddesi uyarınca, Valilik tarafından il koordinatörü olarak kim görevlendirilmiştir? İlçe koordinatörleri kimlerdir?
Valilikçe, Genelgenin 9-a) maddesi uyarınca 2024 yılı için Bursa’da mevsimlik tarım işçileri eylem planı hazırlanmış mıdır? Hazırlanmışsa, bu raporun kapsam ve içeriğinde neler almaktadır?
Sayın Bakan Yerlikaya ne cevap verecektir bilinmez ama gidişatın, yaşanan ıstırapların dramdan trajediye dönme ihtimali ayan beyan ortada.
Sözün özü: İşçi de olsa işsiz de olsa insan onuru her şeyin üstündedir ve korunmalıdır.