Ercan AKYILDIZ
Bursa yine bildiğiniz gibi… Siyasetin tansiyonu zaten yüksek, milletin sabrı desen pamuk ipliğine bağlı. Tam “acaba biraz sakinleşir mi?” derken bir kararname düştü gündeme… Ve bu kadim şehirde resmen soğuk duş etkisi yaptı.
Önce bir uğultu…
Ardından homurdanma…
Sonra bildiğin itiraz korosu.
Çünkü mesele öyle sıradan bir konu değil. Mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait tam 4 sağlık yapısı satış listesine konuluyor. İçlerinde ne var? Bursa’nın hafızası var, hatırası var, geçmişi var.
En başta 1946’dan bu yana nice insanın derdine derman olmuş Memleket Hastanesi…
Yanı başındaki Diş Hastanesi…
Uludağ yolundaki Onkoloji hastanesinin ek binası…
Ve Kemalpaşa’daki sağlık ocağı…
Şimdi soralım: Bu şehirde yaşayan biri buna nasıl sessiz kalsın?
Bakın, mesele siyaset üstü. Bu kez itiraz sadece muhalefetten gelmiyor. Sokaktaki vatandaş da aynı şeyi söylüyor: “Bu işte bir yanlışlık var!”
Ben de aynı fikirdeyim.
Bursa büyüyor… Hem de öyle böyle değil. Nüfus artıyor, ihtiyaç artıyor. Yarın açılacak 1300 yataklı hastane bile bir süre sonra yetmeyecek, bunu görmek için kâhin olmaya gerek yok. Hal böyleyken mevcut sağlık yapılarının elden çıkarılması akıl karı mı?
Üstelik Memleket Hastanesi içinde tadilat sürüyor. 300 yataklı butik bir hastaneye dönüşmesi planlanıyordu. Yani bina zaten “ben buradayım, hizmete devam edeceğim” diyor. Bursa'nın B'sini bilmeyen Bakan Mehmet Şimşek'in kararıyla, çıkmışsın “yok, seni satıyorum” diyorsun.
Kusura bakmayın ama bu biraz “çayı döküp misafir beklemek” gibi bir şey…
Biz çocukken çayın içinde fazla yaprak çıkınca “misafir gelecek” diye sevinirdik. Şimdi çıkan işaretler pek hayra alamet değil. İnsan inanmak istemiyor ama tablo ortada.
Daha önce de benzer şeyler yaşamadık mı?
Şehrin göbeğine yapılan o meşhur TOKİ’ler…
O zaman da “Yapmayın” dedik, “bu işin sonu iyi değil.” dedik.
Dinleyen oldu mu? Pek sayılmaz.
Şimdi dönüp bakıyoruz:
Şehrin kimyası değişmiş, silueti bozulmuş.
Ve en çok duyduğumuz kelime ne olmuş?
“Keşke…”
Dünyanın en pahalı kelimesi gerçekten de bu: Keşke.
Ama asıl mesele şu: Keşke demeden dönmek mümkün mü?
Evet, mümkün.
Bu noktada gözler Bursa’daki siyasi aktörlerde.
İktidar kanadı bu işe “dur” diyebilir mi?
Yanlıştan dönüş olur mu?
Olmalı.
Başta İktidar Partisinin İl Başkanı, milletvekilleri, hatta Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala Bursa sokaklarından yükselen tepki seslerine kulak vermeli, bir duruş ortaya koymalıdır..
Çünkü yanlış, yanlıştır.
Ve yanlıştan dönmek zayıflık değil, bilakis erdemdir.
Bugün görmezden gelinen Memleket Hastanesi, yarın en çok aranan yer olursa… İnsanlar dönüp “nerede o eski hastane?” diye sorarsa…
İşte o gün verilecek cevap çok ağır olur.
“Verecek cevap bulamazsınız…”
İşte o zaman geriye ne kalır biliyor musunuz?
Ne umduğumuz gibi oldu…
Ne istediğimiz gibi…
Sadece yazık oldu demek...!
Açık konuşalım: Bu işin bir de siyasi faturası olur.
Sandık gelir, hesap sorar.
O yüzden henüz vakit varken…
Henüz “keşke” dememişken…
Bu karar yeniden gözden geçirilmeli. Memleket hastanesinin boynuna geçirilen "Satılık" tabelası indirilerek yanlışın önüne geçilmelidir. İfadelerini kullanarak düşüncemizi paylaşırken, önceki akşam özel bir televizyon kanalına çıkan sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu içimize biraz su serpti..
Bakan Memişoğlu şu anda satışın söz konusu olmadığını, prosedürleri uygulamak zorunda olduklarını söyledi. Yani dedi ki çıkan kararnameyle elimizde bulunan taşınmazların değer tespiti yapılıyor.
Bekleyip göreceğiz… Ancak, Bursa’da sahipsiz değildir.
Bu şehir hafızasını da, hastanesini de, değerini de kolay kolay vermez.
Yeter ki yükselen sesleri bir duyan olsun… Sanırım Bakan Prof.Dr Kemal Memişoğlu duydu…