Ercan AKYILDIZ
  Güncelleme: 04-06-2026 15:52:00   04-06-2026 15:51:00

CHP'de kazan kaynıyor…

Hoşgörünün, sevginin ve barışın sembolü büyük alim Hazreti Mevlana'nın çok sevdiğim bir sözü vardır:

"Sahip olduklarına şükretmeyi bilmeyenin, kaybettiklerine isyan etmeye hakkı yoktur."

Aslında bu söz sadece insanlar için değil, siyaset için de geçerlidir.

Bakın, "amaca giden her yol mübahtır" anlayışıyla kurulan, ortak bir fikir zemini oluşturmadan yapılan birliktelikler gün gelir çatırdamaya başlar. Tıpkı bugün CHP'de yaşandığı gibi...

Önce küçük bir çatlak oluşur.

Sonra küskünler çoğalır.

Ardından "Ben demiştim"ciler ortaya çıkar.

En sonunda da herkes birbirine bakıp "Biz bu hale nasıl geldik?" diye sorar.

İşte CHP'nin bugünkü manzarası tam da budur.

Öyle günlerden geçiyoruz ki doğruyu söylemek bile cesaret istiyor. Düşünce özgürlüğü kapsamında yapılan eleştiriler bile birilerinin hoşuna gitmediği anda farklı yerlere çekiliyor. İnsanlar ya susturulmaya çalışılıyor ya da hain ilan ediliyor.

Sanki ülkede fikir özgürlüğü değil, fikir nöbeti tutuluyor.

Bugün Kemal Kılıçdaroğlu'na "Hayattan ne öğrendiniz?" diye sorsalar herhalde ilk cevabı "Sabır..." olur.

İkinci cevabı da muhtemelen:

"Gerisini boş ver kardeşim..." olur.

CHP'de karşılıklı atışmalar öyle bir noktaya geldi ki parti ikiye bölündü demek bile durumu anlatmaya yetmiyor. Yıllarca aynı sofraya oturan, aynı kürsüden konuşan, aynı seçim otobüsünde yolculuk yapan insanlar bugün birbirlerinin yüzüne bakamaz hale geldi.

Mutlak butlan tartışmalarıyla başlayan süreçte Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerle Özgür Özel'e yakın isimler arasındaki gerilim artık Ankara'nın koridorlarını aşmış durumda. Kavga il ve ilçe teşkilatlarına kadar yayılmış görünüyor.

Bursa da bu tartışmaların merkezlerinden biri haline geldi.

Kılıçdaroğlu'na yakın isimler sosyal medya üzerinden CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'ı hedef alıyor. Kongre dönemlerinde belediye imkanlarının kullanıldığı, işe alımlarda referans mekanizmasının devreye sokulduğu, çeşitli belediye kadrolarında siyasi yakınlığın etkili olduğu yönünde ciddi iddialar dile getiriliyor.

İddialar havada uçuşuyor.

Bir taraf "Sen yaptın" diyor.

Diğer taraf "Asıl sen yaptın" diyor.

Vatandaş ise tenis maçı izler gibi kafasını sağa sola çevirmekten yoruldu desek yanlış olmaz.

Nihat Yeşiltaş'a yönelik bir başka eleştiri de şu:

Eğer bugün belediye çalışanlarının iş güvencesi ve ekmeği bu kadar önemliyse, geçmiş dönemde yapılan personel değişiklikleri sırasında neden aynı hassasiyet gösterilmedi?

İşte bu soru CHP'nin içinde yüksek sesle sorulmaya başlanmış durumda.

Anlaşılan o ki parti içinde fırtına henüz dinmediği gibi artarak devam ediyor.

Kulislerde konuşulanlara bakılırsa yakın zamanda il yönetimlerinde değişiklikler, yeni atamalar ve yeni delege hesapları gündeme gelecek..

Siyasette bir söz vardır:

"Dün beraber yürüyenler, bugün karşı kaldırımda yürüyebilir."

CHP'de yaşananlara bakınca insan bu sözün ne kadar doğru olduğunu görüyor.

Çünkü siyasette dostluklar bazen seçim sonuçlarına kadar, kırgınlıklar ise nesiller boyu sürebiliyor.

Oysa hayat çok kısa...

Kainatta yaşarken öleceğini bilen tek canlı insandır.

Ama buna rağmen kalp kırar, gönül yıkar, öfkesini büyütür.

Siyasetçiler de bundan muaf değil....

Bugün dışarıdan CHP'ye bakan sıradan bir vatandaşın gördüğü tablo ne yazık ki birlik görüntüsü değil.Daha çok aynı evde miras kavgasına tutuşmuş akrabaların görüntüsü...

Kimin haklı olduğunu zaman gösterecek.

Ama şu bir gerçek:

Ev yanarken koltuk kavgası yapanların kazandığı pek görülmemiştir.

Şimdilik CHP'de kazan kaynıyor.

Kapağı tutabilene aşk olsun...

 

  Bu yazı 516 defa okunmuştur.
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI nisbar giriş betnis giriş yakabet giriş