Ercan AKYILDIZ
Her zaman olduğu gibi Bursa siyasetinde sahne yine kalabalık, roller bol, replikler bildiğiniz gibi..Tanıdık.
Büyükşehir Başkan Vekili Şahin Biba işe hızlı başladı. Bir yandan kendi kadrosunu kurmaya uğraşıyor, bir yandan da “ben buradayım” demeyi ihmal etmiyor. Daha koltuğa alışmadan sahaya indi, sokak sokak geziyor. Düğün merasimlerine, taziyelere katılıyor. Vatandaştan gelen şikayetleri çözmeye çalışıyor. Son durak da Uluslararası Bursa Bıçak Fuarı…
Esasen Bursa bıçağı dediğin öyle sıradan bir iş değil. 700 yıllık geçmiş… Osmanlı’nın kılıcı, kaması buradan çıkmış. Yani Bursa sadece Kestane şekerinin, İskender kebabın , pideli köftenin değil, demirin de başkenti. O yüzden fuarda verilen mesajlar boş değil, altı epeyce dolu.
Şahin Biba da bunu iyi okumuş olacak ki, stant stant dolaştı, ustalarla tokalaştı, bol bol fotoğraf verdi. Vatandaşla kurduğu o “samimi başkan” modu benim izlenimlerime göre fuar alanına da yansıdı. Mikrofonu alınca da klasik ama yerinde mesajlar verdi;
“Bu iş sadece zanaat değil, miras… Bunu büyüteceğiz, dünyaya açacağız.”
Haksızda değil...
Hele 2027’de Dünya bıçak başkentleri buluşmasının Bursa’da yapılacak olması az iş değil. Yani mesele sadece bıçak değil, bir anlamda marka meselesi.
Eski Başkan Recep Altepe de sahneye çıkıp “Biz başlattık, devam etmesi güzel” dedi. Siyasette nadir görülen bir cümle bu, “Ben yaptım ama devam ettiren de sağ olsun.” Notunu düşelim..
Derken kılıç-kalkan ekibi çıktı, sahne şenlendi. Yarışmalar, ödüller… Bursa bildiğin festival havasında...(İsteyenler Merinosa gidebilir. Kurban Bayramı da yaklaşıyor.)
Ama siyaset dediğin sadece fuar alanından da ibaret değil..
Bu süreçte AK Parti cephesi de boş durmuyor. “Durmak yok, yola devam” modunda tam gaz sahada.
Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş Bursa’ya geldi.. İl Başkanı Davut Gürkan desen organizasyon üstüne organizasyona ev sahipliği yapıyor.
Uludağ’da toplantı, mahalle başkanları buluşması, belediye ziyareti, üstüne bir de Bursaspor ziyareti… Başkan Enes Çelik ile sohbetler, fotoğraflar…
Yani Ak Parti açısından sahada gözle görülür bir hareket, bir tempo var.
Ama gel gör ki… her kalabalığın içinde bir de “iç ses” olur. Kulaktan kulağa dolaşan o meşhur hikâye yine devrede, “Yolda çelmeyi el değil, yakının takar.”
Şimdi açık konuşalım…
Davut Gürkan göreve geldiğinden beri AK Parti içinde dedikodu kazanı epeyce soğumuştu. Ama belli ki bazıları ocağın altını yeniden harlamaya çalışıyor.
Masanın üstünde siyaset, altında başka hesaplar…
Ankara trafiği, İzmir temasları… Oysa kim kimin ayağına basıyor, kim kimin ipini çekmeye çalışıyor, bir tarafa not ediliyor.
Siyaset bu…
Dışarıdan bakınca takım oyunu, içeride bireysel lig.
Hani derler ya; “Kim vurduya gitmezsin ama dost vurduya gidersin.”
Bursa’da durum biraz öyle.
Ama bir gerçeğinde altını kalın harflerle çizelim;
Muhalefet hala toparlanamıyorsa, AK Parti’nin sahada aktif olmasının payı büyük. Gürkan ve ekibi, vekiller derken herkes bir şekilde alanda.
Sanırım bu hakimiyet tabii ki herkesi mutlu etmiyor…
Siyasette bazıları var ki, açık açık konuşmaz, öyle köşeden bakar.
Timsah misali… Acıkınca kendi yavrusunu yer, doyunca gözyaşı döker.
İşte o meşhur “timsah gözyaşı” meselesi…
O yüzden bu şehirde artık herkes şunu biliyor:
Siyasette her ağlayana inanmayacaksın.
Velhasıl…
Sonuç olarak şunu ifade edelim;
Bursa’da siyaset, bıçak gibi keskin…
Kimi ustalıkla işliyor, kimi elini kesiyor.
Ama sahada olan her zaman kazanır mı?
Orası da siyasetin en eski sorusu…
Cevabı yakında....