escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Ercan AKYILDIZ
  Güncelleme: 17-05-2026 11:10:00   17-05-2026 11:09:00

Başkan Davut Gürkan,Dost meclisinde konuştu..

Yıllardır takip ederin...Siyaset sadece kürsüden ahkam kesmek yada bağırmak değildir…

40 yıl hatırı vardır denilen bir kahvenin buharında eski dostları hatırlamaktır.

Bazen bir masa etrafında oturup “Nerede yanlış yaptık?” diye kendi kendine hesaplaşmaktır.

İşte geçtiğimiz günlerde tam da böyle bir sofradaydık.

ANAP döneminden kalan dostlukların hala ayakta olduğu, Şenol Kul’un başkanlığında bir araya gelen dost meclisinde bu kez konuk AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan oldu.

Önce şunu söyleyeyim…

Siyasette herkesin terazisi başka tartıyor.

Kimisi cebini tartıyor…

Kimisi makamı…

Kimisi de adamlığı.

Çünkü siyaset dediğin şey koltuk işi değil, gönül işidir.

Öyle ya… Makam dediğin nedir?

Bugün varsın, yarın yoksun.

Daha düne kadar korumayla gezen adamı bugün sokakta kimse tanımıyor.

Ama dostluk başka…

Zaman geçiyor, saç ağarıyor, makam gidiyor ama bazı insanlar hala aynı masada oturabiliyorsa işte orada samimiyet vardır.

Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’ın sohbet boyunca en çok üzerinde durduğu konu da buydu: “İlkesel duruş.”

Şu ifadeleri dikkat çekiciydi;

“Bir vatandaş devlet dairesinde işini yaptıramıyorsa, bizim devreye girmemizle işi çözülüyorsa o koltukta oturan adam zaten orada oturmamalı.”

Bak işte mesele tam burada başlıyor.

Vatandaşın karşısında racon kesen memur modeli bu milleti yıllarca bezdirdi.

Adam sanki devletin sahibi…

Sanki tapu dedesinden,babasından kalmış…

Vatandaş evrak için gidiyor, adam yüzüne bakmıyor.

Ama arkadan bir telefon gelince birden çaylar geliyor, kapılar açılıyor.

Olmaz kardeşim…

Devlet adamına değil, sistemine güven verir.

Gürkan’ın dikkat çektiği nokta önemliydi.

AK Parti iktidarıyla birlikte vesayet zincirinin kırıldığını, artık siyasetin daha sivil bir zeminde yürüdüğünü anlattı.Uzun uzun örnekler verdi.

Ama bürokraside hala sıkıntılar olduğunu da açık açık söyledi.

Bana göre siyasette bazen en değerli şey doğruları kendi mahallende söyleyebilmektir.

Gelelim Bursa meselesine…

Rüşvet ve Yolsuzluk iddialarıyla tutuklanan Mustafa Bozbey hakkında yürüyen süreçle ilgili konuşurken şu vurguyu yaptı:

“Bozbey’in tutuklanması Nilüfer dönemine ilişkin soruşturmanın sonucu. Üstelik kendi partilerinin ifadeleriyle ortaya çıktı.”

Ardından da Bursa Büyükşehir’de yaşanan yönetim değişimine değindi.

Davut Gürkan dedi ki:

“Yerel seçimlerin ardından vatandaş bize denetim görevi verdi. Meclis çoğunluğu bizdeydi. Buna rağmen iki yıl boyunca Bursa’nın hayrına olan her işe destek olduk.”

Şimdi burada durup düşünmek lazım.

Bursa’da Sandığa gitmeyen ve geçerli olmayan oy sayısı 605 bin kadar çıkmışsa..

Bu sadece bir seçim sonucu değildir.

Bu, seçmenin siyasetçiye attığı sessiz bir fırçadır.

Vatandaş bazen bağırmaz…

Sandığa gitmeyerek konuşur.

Sohbetin en dikkat çeken bölümü ise siyasetin insan tarafıyla ilgiliydi.

Davut Gürkan şunu söyledi:

“Siyasetin en zor kısmı görevdeyken değil, görev bittikten sonra başlıyor.”

Ne kadar doğru…

Görevdeyken etraf kalabalık olur.

Telefon susmaz.

Arabadan inerken kapıyı açan çok olur.

Ama makam gidince insan gerçeğiyle baş başa kalır.

İşte o zaman belli olur kimin dost, kimin makam müdavimi olduğu…

Bizim oralarda güzel bir laf vardır:

“Adamın makamına değil, yokluğundaki selamına bak.”

Kürtçede de derler ya:

“Sen de herkes gibi oldun sıradan…”

En ağır cümledir belki de.

Çünkü insanın sıradanlaşması, kibirle başlar.

O yüzden siyasetçinin en büyük süsü mütevazılıktır.

Mütevazılık kaybolunca geriye sadece kartvizit kalır.

Esas mesele şudur:

Görev bitince de insanların dönüp arkasından iyi konuşması…

İşte o zaman siyasetçi değil, iz bırakmış bir insan oluyorsunuz.

Bu hafta hac vazifesini yerine getirmek için kutsal topraklara gidecek olan İl Başkanı Davut Gürkan ile yapılan sohbetin ardından aklımda kalan cümle şu oldu:

Siyaseten en önemli mesele; Siyaset bittiğinde geriye hoş bir seda bırakabilmek…

 

 

  Bu yazı 548 defa okunmuştur.
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI nisbar giriş betnis giriş yakabet giriş