Yugoslavya’nın dağılma sürecinde Üsküp’te yaşayan Salih, 500 yıllık aile evinde hem geçmişin izlerini hem de hızla değişen bir toplumun çatışmalarını deneyimler. Mahallesinde giderek artan bireyselleşmeye ve çözülmeye karşı direnmeye çalışırken, alıştığı düzenin yavaş yavaş yok olduğunu görür.