Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Bahçeli: İran'a saldırı Türkiye'ye sinsi bir mesajdır

İsrailin İrana saldırıların ardından Ankaradan tepkiler gelmeye devam ediyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, saldırılara tepki göstererek

Gündem 13.06.2025 17:16 Sistem Yöneticisi 1 okuma Okuma Süresi: 3 dk
Bahçeli: İran'a saldırı Türkiye'ye sinsi bir mesajdır
Paylaş:
N

İsrail'in İran'a saldırıların ardından Ankara'dan tepkiler gelmeye devam ediyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, saldırılara tepki göstererek "İran'a saldırı Türkiye'ye sinsi bir mesajdır. Saldırılar İsrail'in kanlı yüzünü tekrar deşifre etti. İsrail'in durdurulması hem milli güvenliğimiz hem de bölge barış ve istikrarı adına tarihi bir sorumluluktur"' dedi. 

MHP lideri Devlet Bahçeli, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına sert tepki gösterdi. Bahçeli, açıkalamasında şu ifadelere yer verdi; Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının tehlike sınırlarını aşarak iyice sertleştiği, bunun da ötesinde insanlığın merhamet ve medeniyet değerler birikimini vahim düzeyde tehdit ettiği görülmektedir. Maalesef barış, huzur ve diyalog beklentileri sürekli boşa düşürülmektedir.

Bu süreçte felaket senaryolarına her gün bir yenisi eklenmektedir. Uluslararası hukuk devre dışı, uluslararası kuruluşlar ahlaken ve fiilen tasfiye halindedir. Masum ve mazlum toplumlar katliam markajında, hatta soykırım mahzenindedir.

Özellikle ülkemizin etrafı ateşle çevrilmektedir. Husumet ve huşunet markası, dehşet ve şiddet mahsulü olan İsrail'in açtığı derin yaralar, yaptığı büyük yıkımlar, neden olduğu devasa facialar sadece Türkiye ve bölgemiz açısından değil esasen dünyanın tamamı için ağır bir sancıdır.

Sözde İran'ın nükleer programını vurmak amacıyla dün gece yarısı icra edilen "Yükselen Aslan" isimli kombine terör saldırısı İsrail'in vandal ve kanlı yüzünü tekrar deşifre etmiştir. Altıncısı önümüzdeki pazar günü Umman'da yapılması planlanan İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakereler yoğun olarak sürüyorken İsrail'in savaş ve diline müracaatı başka hesapların varlığına delalettir. Bu kapsamda İran'a ait nükleer tesis ve askeri üslerin yanı sıra sivil hedefler de acımasızca vurulmuş, İran Genelkurmay Başkanı ile Devrim Muhafızları Komutanı, yanı sıra bilim insanları katledilmiştir.

Periyodik olarak Filistin, Yemen, Suriye, Irak, Lübnan ve İran'a dünyanın gözü önünde saldıran; ikide bir Türkiye'nin ayağına dolaşan bu alçak cehalet ve cinayet suç makinesine karşı askeri, ekonomik ve stratejik önleyici tedbirler alınmazsa dünya her ihtimale açık hale gelecektir. Bu ihtimalin tezahürü halinde korkunç olayların vasat bulması kaçınılmazdır.

Bebekleri öldüren, yardım gemilerinin önünü kesen, Gazze'yi günbegün eritip yutmak için seferberlik içinde hareket eden bir barbarlığa dayanmak ve katlanmak geldiğimiz bu aşamada akıl ve ahlak dışılıktır. İsrail Başbakanı'nın Siyonist yayılmacılığın refakatinde, iç politikada sıkışma yaşamasıyla birlikte yakın zamanda yapılacak seçimlerde koltuğundan inme korkusunu içten içe duyması otokontrolünü ziyadesiyle kaybettirmektedir.

Gazze katili Netanyahu derhal atılması gereken bir safradır. Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili spekülasyonu ise farklı emel ve hedeflere hizmet eden sipariş propagandadır. Bu safra aynı zamanda İsrail toplumunu da zehirlemekte, daha kötüsü ise küresel ölçekte Yahudi düşmanlığını körüklemektedir.

Gelişmelerin püf noktasında elbette Türkiye vardır. İsrail'in terörist yönetimi ülkemizin görüş menzilini kapatmak, terörsüz Türkiye hedefini baltalamak, bölgemizi karanlığa mahkum etmek için her fırsattan istifade etmenin peşindedir. Birbirine eklemlenerek genişleyip güçlenen kriz ve kaos sarmalında perdelemiş nihai hedef Türkiye'dir. Türk milleti Siyonizm'in ve emperyalizmin tertip ve tuzaklarına karşı birdir, beraberdir, taviz ve teslimiyeti düşünülemeyecektir.

İran'a yapılan operasyon bir yönüyle Türkiye'ye verilmiş sinsi mesajdır. Aynı şekilde Türkiye Yüzyılına mühür vuracak kutlu hedeflere, terörsüz geleceğe ve ayağa kalkan diriliş ruhuna karşı dolaylı tepkidir. İçimizdeki İsrail lobisine rağmen milli birlik ve dayanışma şuurumuz kudret ve kuvvetimiz olarak düşmana korku, dosta da güven verecektir. İsrail'in durdurulması hem milli güvenliğimiz hem de bölge barış ve istikrarı adına tarihi bir sorumluluktur. Bahse konu sorumluluğun inkar veya ihmali halinde öngörülemez sorunların çıkması mukadder ve muhakkaktır.

ABD ise tarihin ve insanlığın doğru yerinde konuşlanmalıdır. Bu ülke içinde yükselen siyasi basınç ve ayrılık talepleri, 14 Haziran'da pek çok eyalette yapılacak gösteri ve protestolar hiçbir devletin kendi içinde rahat ve güvenli olmadığına açık işarettir.

Milliyetçi Hareket Partisi, İsrail'in kesinkes güç kullanılarak önünün kesilmesi düşüncesindedir. Zira başka bir seçenek kalmamıştır. Kaldı ki sözün hükmü bitmiş, diplomasi ve diyalog arayışları her fırsat ve zamanda etkisini kaybetmektedir.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Hitit Festivali’nde Musa Eroğlu rüzgarı esti
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Hitit Festivali’nde Musa Eroğlu rüzgarı esti
WhatsApp
İhbar Hattı