Bursa gibi kadim bir şehrin değerlerini koruyarak,büyüyüp gelişmesi yönünde kim olumlu düşünüp taşın altına elini koyarsa bu şehir’e de katkı koymuş olur.
Siyasi düşüncesi ne olursa olsun,hangi siyasi partiye mensup olursa olsun,binlerce vatandaşın teveccühünü kazanarak Başkanlık koltuğuna oturan kişi yönettiği kentin,İlçenin hata beldenin belediye Başkanıdır.Yönettiği yerde yaşayan tüm insanların Belediye Başkanıdır.
Kısa bir değerlendirmenin ardından şunu ifade etmek istiyorum;
Farklı dünya görüşüne hatta farklı siyasi düşüncede olsak da 5 dönemdir Nilüfer’i yöneten CHP’li Belediye’nin Başkanı Nilüferlilerin belediye Başkanıdır…
Son yerel seçimlerde Mustafa Bozbey’den boşalan Başkanlık koltuğuna oturan Turgay Erdem’le süreci konuştuk.Siyasi polemiklerden uzak kalmayı tercih eden Başkan Erdem’e ard arda sorularımızı yönelttim..
-Belediye çalışmalarında sosyal belediyeciliğin ve kültürel çalışmaların ön plana çıktığını görüyoruz… Bunun özel bir önemi var mı?
-Bu bizim belediyecilik anlayışımızla ilgili. Biz belediyeciliği sadece altyapı hizmetlerinden ibaret görmüyoruz. Altyapı elbette gerekli ama yeterli değil. Biz insanların yaşamaktan mutluluk duyduğu bir kent yaratmak istiyoruz. O nedenle sosyal belediyeciliği önemsiyoruz. O nedenle kültür-sanatı önemsiyoruz. Katılımcılığı önemsiyoruz. İnsanların yolunu yapmakla kalmayıp, kültür-sanat hizmetleriyle ruhunu da beslemek, dünyasını aydınlatmak istiyoruz. Zor zamanlarda dayanışmayı büyüterek, insani değerlerin beslendiği, çocuğuyla, yaşlısıyla, genciyle geleceğine ve kentine sahip çıkan insanların yaşadığı, sağlıklı, aydınlık, huzurlu, mutlu bir kent yaratmak istiyoruz. Bu çabanın vatandaşta karşılığını görüyoruz. En son yapılan vatandaş memnuniyet anketinde Nilüfer’de yaşayanların yüzde 90’ının burada yaşamaktan memnun olduğu sonucunu aldık. Daha yapılacak çok işimiz var.
-Özellikle pandemi sonrası “Sosyal Belediyecilik” farklı anlam ifade etmeye başladı. Bunu biraz açalım mı…
-Biliyorsunuz hem pandeminin, hem de ekonomik krizin toplumu bir hayli yorduğu, zorladığı bir dönemdeyiz. İşsizlik, artan yoksulluk gibi toplumsal gerçeklerimiz var. Böyle bir dönemde biz de ekonomik krizin ağırlığı altında ezilen yurttaşlarımıza destek olmaya çabalıyoruz. Başta yoksullar, engelliler ve yaşlılar olmak üzere toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik hizmetler, pandemi döneminde daha büyük bir önem kazandı elbette. Bu nedenle Karakış Destek Paketi gündeme geldi. Biz de bu kapsamda Nilüfer’de; öğrencilere kırtasiye yardımı, yoksul ailelere Halkkart desteği, ihtiyaç sahibi ailelere çocuk bezi ve mama desteği, erzak desteği veriyoruz. Ayda ortalama 815 aileye Halkkart desteği veriliyor. 300 aileye erzak desteği veriliyor. Çok yakında bir Dayanışma Market açıyoruz. İhtiyacı olanlar oradan da faydalanabilecek.
Ayrıca; Kendine bakamayacak kadar yaşlı ve yalnız olan yaşlıların; ev temizliği ve kişisel bakım hizmetleri belediyemizin ilgili ekipleri tarafından yapılıyor. Bu durumdaki vatandaşlarımıza günde 2 öğün sıcak yemek servisi de yapılıyor. Ayda 223 haneye 13 bin 144 öğün sıcak yemek götürülüyor. 2022 yılı için bu çalışmalara 9 milyon lira bütçe ayırdık.
-Nilüfer Belediyesi olarak, yaşlılara yönelik çalışmalarınız dikkat çekiyor. Biraz bundan bahsedelim mi?
-Türkiye nüfusu yaşlanıyor, istatistikler de gösteriyor ki önümüzdeki yıllarda yaşlı nüfusa yönelik hizmetlere olan ihtiyaç artacak. Çekirdek aile yapısı değiştikçe yalnız yaşayan yaşlı insan sayısı artıyor. Bu nedenle daha çok huzurevi ve hasta bakımevlerine ihtiyaç olacağı öngörülüyor. Bu dönem İzzet Şadi Sayarel Huzurevi’ni ve Nilüfer Belediyesi Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi’ni hizmete açtık. Her ikisi de önemli bir ihtiyacı karşıladı. Ayrıca 55 yaş üstü vatandaşlarımızın sosyalleşmesi için örnek bir model olan Olgun Gençlik Merkezlerimizin ikincisini de Beşevler bölgesinde hizmete açtık.
-Zaman zaman Nilüfer'e bağlı mahalleler de mahalle sakinleriyle bir araya geliyorsunuz. Sorunların çözümü noktasında size gelen şikayetler ya da öneriler not alınıyor… Sonraki süreçlerden bahseder misiniz?
-Elbette tüm talepler dikkate alınıyor, inceleniyor ve yasal çerçevede mümkün olan talepler yerine getiriliyor. “Başkan Burada” uygulamamız sayesinde periyodik aralıklarla mahalleleri dolaşıyoruz. Bu ziyaretler vatandaşla birebir iletişim kurma anlamında çok verimli oluyor. Pandemi izin verdiği sürece bu buluşmaları sürdüreceğiz.
-İstihdama yönelik çalışmalarda kadınlar sanki biraz daha ön plana çıkıyor. Geçen yıl el sanatları şenliği düzenlenmişti. Üreten kadınları bir araya getirdiniz.Bu çalışmalar devam ediyor mu?
-Biz kadınların hayatın her alanında daha aktif rol almalarını, daha çok üretmelerini, daha çok hayata katılmalarını destekliyoruz. Kadınları dernekler çatısı altında örgütlenmelerini, üretimde bulunmalarını ve ürettiklerini ekonomik değere dönüştürmelerini destekliyoruz. 39 mahallemizde kadın derneği kuruldu bunların mekan sıkıntısı olanlara mekan yaptık, hatta o mekanlara taş fırınlar yaparak kadınların ticari faaliyette bulunmalarını destekledik. El Sanatları Şenliği kadınlardan gelen taleple başladı ve ilgi görünce yılbaşı öncesinde ikincisi de yapıldı.
-Nilüfer Belediyesi Kırsal kalkınmayı ve kooperatifçiliği destekliyor. Hatta S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin soğuk hava deposu ile S.S. Çatalağıl Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin süt işleme tesisi projeleri, IPARD-2 AB Kırsal Destekleme Programı kapsamında hibe almaya hak kazandı. Bu noktada farklı talepler geliyor mu?…
Soğuk hava deposu konusunda aşama katettik ama süt işleme tesisi konusunda henüz gelişme yok.
- 'Tarım Yılı' ve 'Gıda Yılı' temasıyla gerçekleştirdiğiniz çalışmalarda dolayı Bursa Rotaract Kulübü tarafından 'Vizyoner Başkan' ödülüne layık görülmüştünüz. 2022 yılında da benzer çalışmaları görebilecek miyiz..
-Tarım ve sağlıklı gıdaya erişim konusu bizim bir yılla sınırlayacağımız konular değil. Aslında bütün bir dönemi tarıma adamak gerek. Çünkü çok yakın bir gelecekte tarımsal üretimin önemini herkes daha iyi anlayacak. Bakın kar yağdı kış koşulları nedeniyle bile pazarlarda sebze fiyatları katlanarak arttı. Yaklaşan iklim krizinin bir sonucu olarak insanlığın bir gıda krizi ile karşı karşıya gelmesi endişesi var. Bu konu çok ciddi. Herkesin kendi olanakları ölçüsünde tarımsal üretime yönelmesinde fayda var. Yerli tohuma herkesin sahip çıkması gerek. Bizim Tohum Kütüphanemizdeki çeşit sayısı 500’ü aştı. 2021 yılında 35 çeşitten oluşan 15 bin paket atalık tohum vatandaşlara ücretsiz dağıttık. Ayrıca kent insanını balkon tarımına teşvik etmek için bu yıl 10 çeşitten oluşan 250 bin sebze fidesi vatandaşlara ücretsiz dağıtıldı. Bu çabalarımız sürecek. Ayrıca biliyorsunuz geçen yıl “Nilüfer Bostan” ilk satış noktasını açtık. Bu satış noktalarının sayısını 9’a çıkaracağız çok yakında yenilerini açacağız.
- Nilüfer Belediyesi dünyadaki iklim krizine dikkat çekmek için 2022 yılını 'İklim Yılı' ilan etti. Bu kapsamda yıl boyunca farkındalık oluşturacak çeşitli etkinlikler planlanacağını ifade etmiştiniz, Anlaşılan İklim sorunlarına dikkat çekecek projelerde hayata geçirilecek. Biraz bahseder misiniz bu projelerden?
-Bilindiği gibi son yıllarda tüm dünyanın ortak gündemi ve kaygısı; iklim krizi. Ekosistemdeki tahribatla gündeme gelen ısınma; kuraklık ve gıda krizi gibi endişeleri de beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler’in konuyla ilgili raporuna göre iklim değişikliği yüzde 95 oranında insan etkinliklerinden kaynaklanıyor. Bu demektir ki biz değişirsek, yanlışlarımızdan dönersek, bu kötüye gidişi de durdurabiliriz. Yeryüzünde yaşayan, aynı havayı soluyan, aynı topraktan beslenen, aynı suyla yaşama bağlanan her bireyin, çevreye karşı, daha doğrusu geleceğe karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerek. Buradan yola çıkarak, toplumda iklim krizi konusunda farkındalık yaratmak, çözüm için yapabileceklerimiz hakkında halkı bilinçlendirmek ve kurumsal bir yol haritası çizmek üzere, 2022 yılını “İklim Yılı” ilan ettik. Bilindiği gibi İklim Değişikliğine Uyuma Yönelik Başkanlar Sözleşmesi’ni imzalayan ilk belediyelerden biriyiz. Bu kapsamda kentteki karbondioksit salımını azaltmaya yönelik çalışmalar yaptık ve 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 40 azaltmayı taahhüt ettik. Bir süre önce de kentteki tüm paydaşlarımızı dahil ederek Sürdürülebilir Enerji ve İklim Uyum Eylem Planı Çalıştayı düzenledik. Bu Çalıştay’ın sonunda Nilüfer’deki sera gazı azaltım ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerini içeren “Nilüfer Sürdürülebilir Enerji ve İklim Uyum Eylem Planı”nı hazırladık. Bu plan; yenilenebilir enerji, ulaşım, tarım, biyoçeşitlilik, su yönetimi gibi birçok konuda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak için çeşitli faaliyetleri içeriyor. İklim Yılı’nda öncelikle her bireyin yapabilecekleri konusunda kamuoyunu bilinçlendirecek faaliyetler yürüteceğiz. Kentimizdeki yeşil alanları artırma, bisiklet kullanımını yaygınlaştırma çabalarımız artarak devam edecek. Yaşanabilir bir gelecek yaratmak için 2024 yılına kadar kişi başına düşen düzenlenmiş yeşil alan miktarını 19 metrekareye çıkarmayı hedefliyoruz, bisiklet yolları ağını da 184 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Parklarda güneş panelleri olan aydınlatma sistemlerinin tercih edilmesi, peyzaj alanlarında daha az su isteyen bitki türlerinin kullanılması, yeşil alanlarda yağmur hasadı yaparak yağmur sularının sulamada kullanılması, belediyeye ait tesislerde su tüketiminin azaltılması, yeni araç alımlarında elektrikli araçların tercih edilmesi, belediye binaları ve sosyal tesislerinde yenilenebilir enerji sistemleri kurulması da hedeflerimiz arasında. Biz kamu binalarında alternatif enerji kaynaklarının kullanılmasına yönelik çalışmalarımızı zaten başlatmıştık. Beşevler Cimnastik Salonu ve Ürünlü Kent Bostanlarına kurulan güneş enerjisi santrali ile üretim gerçekleştiriyoruz. İklim Yılı içerisinde ayrıca, 12 hizmet binamızın çatısına da güneş enerjisi santrali kurmayı hedefliyoruz. Ayrıca Güngören Mahallesi’nde 1 megavat kapasiteli Arazi Tipi Güneş Enerji Santralini de bu yıl içinde kuracağız. Bu çalışmalar tamamlandığında toplam 2 megavatlık güneş enerji santralini Nilüfer’e kazandırmış ve enerji maliyetlerini düşürürken, karbon salınımının azaltılmasına da önemli katkı sağlamış olacağız.
-Nilüfer Belediyesi Kent Konseyi Gençlik Meclisi üyeleriyle zaman zaman zaman biraya geliyorsunuz. Gençler size projelerini anlatıyor.Bu toplantılarda size ulaşan ilginç bir proje var mı…Z kuşağı ne düşünüyor..
-Evet gençleri önemsiyoruz. Bu nedenle göreve gelirken de “Yeni nesil Nilüfer” sloganını kullanmıştık. Görükle’de 15-29 yaş arası gençlerin geleceğe yönelik çalışmalarını yapabilecekleri bir Gençlik Evi’ni hizmete açtık. Kent Konseyi Gençlik Meclisi bu mekanda çalışmalarını sürdürüyor. Zaman zaman biz de burada gençlerle buluşuyoruz, onların beklentilerini fikirlerini dinliyoruz. Bu mekanda yapılan çalışmaların yerel gençlik politikalarının geliştirilmesi yönünde de bize katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Her şeyin dijitalleştiği bir çağda yaşıyoruz. Çocuk ve gençleri geleceğe hazırlamak için bu alanda onları destekleyecek adımlar da atıyoruz. Örneğin çocuklar için 2 adet kodlama atölyesi kurduk ve çocuklara kodlama eğitimleri vermeye başladık. Kırsal mahallelerde çocuklar için bilgisayar sınıfları kurduk ve internet erişimi sağladık. Fiber altyapısı olmayan kırsal nitelikli 13 mahallemizi internet altyapısına kavuşturarak, bölge halkına sınırsız ve ücretsiz internet olanağı sağladık.
-Nilüfer yeni kurulan bir yerleşim bölgesi…Size vatandaşın talepleri daha çok hangi yönde geliyor..
Yeni gelişen bir bölge olduğu için altyapı hizmet talebi hiç bitmez, en çok yol-asfalt ve park talebi alıyoruz.Bazı talepleri yatırım programına alıp,en kısa sürede çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz..
Kolay gelsin…