Bugun...
SON DAKİKA

Bursa’nın kimyasını kim bozdu?

 Tarih: 08-06-2020 12:11:00
Ercan AKYILDIZ

Son iki ayda şunu bir kez daha anladık ki;Bursa’da ikamet insanların,sağlıklı huzurlu yaşayabilmesi,kentin sağlıklı büyümesi ve gelişmesiyle doğrudan orantılıdır.
Bazı kesimler tarafından farklı yorumlansa da çağdaş kalkınmışlığın hedef alınması,kaliteli yaşam açısında önemi büyüktür..
Özellikle çevre alanında yapılan proje çalışmalarının sahaya yansıyarak uygulamaya konulması,Bursa’nın marka kent olmasında önemli katkı sağlayacaktır.
Önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip tarafından telekonferans sitemiyle açılış yapılan Millet bahçesinin,Bursa’nın akciğerleri konumundaki Kültür Parkla entegrasyonun sağlanmasını (Birleştirilmesi)bu anlamda atılmış önemli bir adım olarak karşımıza çıkıyor.
Bu süreçte geçmişi de göz ardı edemeyiz..
Tarım kenti Bursa,Turizm kenti Bursa,tarihi değerleriyle karşımıza çıkan Bursa yıllarca sağlıklı büyüyememenin sancıları içinde kıvranıp durdu.Kaybedilen zamanla birlikte aslında çok şeyini de kaybetti.  
20-25 yıl öncesinin Bursa'sı kent kültürünü paylaşma ve yaşamada belki daha ileri bir konumda idi ama ihmaller zinciri,kentin fiziki yapısını dolayısıyla kimyasını da bozdu.
Peki ne oldu da Bursa hem sağlıklı büyüyemedi ve hem de çok şeyini kaybetme noktasına geldi?
Bursa’nın kimyasını kim bozdu?
Öncelikle bu sorunun cevabını aramamız gerekir.
Bu sorunun cevabını ararken ilk saplanıp kaldığım düşünce şudur:
3-5 siyasetçi kendi “istek ve egoları” doğrultusunda Bursa'yı sevimsizleştiren ve Bursa insanını siyasi zulüm mekanizmalarıyla mutsuz eden,bazı kötü niyetli insanları da yanlarına alarak,karar verme sürecine doğrudan ve endirekt yollardan Bursa'nın kimyasının bozulmasının önünü açmıştır.
Bizim kuşak çok iyi hatırlayacaktır.
Sadece oy almak için,ova başta olmak üzere kentin dört bir yanında mantar gibi biten “Kaçak inşaatlara” toplu tapu dağıtım törenleri düzenlendi.
Aslında o gün yapılan şaşalı organizasyonlar bugün Bursa’ya ek bir külfetler getirmediğini kim söyleyebilir.
Doğrusu kalıcı politikalar üretmek yerine günü kurtarma peşinde koşanlar,bi anlamda Bursa’ya zaman kaybettirmiştir.
O gün yapılan kaçak yapılara göz yumulmasaydı,bugün farklı bir Bursa ile karşıya kalmayabilirdik.
Bu arada bir konuya açıklık getirerek konuyu benim açımdan nezaket kuralları içinde kapatmak istiyorum;
Bazı Gazeteci arkadaşlar 8-9 ay önce Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in bir yakınına ait villanın yıkılmasına karşı çıkmamı,sanki benim kaçak yapılaşmayı desteklediğimi yeniden gündeme getirerek,benim tartışmaya dahil olmamı istiyorlar.
Son bir kez daha ifade etmeliyim ki;CHP’li Belediye Başkanı Turgay Erdem’le hayatımda iki defa görüştüm.O sürece kadar da bir hukukum olmadı.Zaten Mustafa Bozbey’in adaylık sürecinde Nilüfer Belediyesi ile ilişkilerimiz tamamen kopmuştu.
Bu yaşananlara rağmen ben yine aynı yerdeyim “Adaleti savunmak zorundayız. Birkaç gün daha beklenebilirdi.Acele edildi”
Duruşumuz değişmedi.
Kıblemiz bellidir.
Benim o dönem karşı çıkışım bir Gazeteci olarak sadece “Usule” karşıdır.
Bunu nedeni ise;
1-Mülk sahiplerinin iddiasına göre hükümetin çıkardığı “İmar affından” faydalanarak “Yapı kayıt belgesi” aldıklarını beyan etmesi..(Bugün iptal edilmiş yada edilmemiş süreci takip etmiyorum)
2-Kararın mahkemeye taşınması.
3-Nilüfer Belediyesi tarafından alınan yıkım kararının söz konu bina için zamanında uygulanıp uygulanmayacağını izlemekti.Benzer 90 yapının yapı kullanım izinlerinin iptal edilip edilemeyeceği konusu..
Kaldı ki,sadece ben değil bu şehirde yaşayan,bu şehrin havasını soluyan izan sahibi hiç kimse kaçak yapılaşmayı savunmaz.
Savunamaz..
Bizde savunmayız..
Neticede,kentin sosyal ve kültürel yapısını yönlendirme becerisine sahip milletvekilleriyle,Belediye Başkanı ile bu konu enine boyuna tartışılmış,değerlendirilmiştir ki,kaçak olduğu ifade edilen bina yıkılmıştır.
Olay bu kadar açık ve nettir!

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI